Nostalji Oyunlar İnternetin Altın Çağı

Giriş: Telefon Hattında İnternet Sesi [00:03]

Eğer internete bağlanırken çıkan o meşhur sesi hatırlıyorsanız, internetin altın çağında aramızdaydınız demektir. Bu dönemde, eve gelen telefon faturasından dolayı çıkan kavgaları hemen unutuyoruz çünkü bu video, nostaljinin dibine vuracağımız ve tebessüm edeceğimiz tatlı anılarla dolu olacak [00:15].

I. Sosyalleşme: Durumlar ve Titreşimler

Sosyal medyanın, hatta beğenme (like) butonunun bile olmadığı o zamanlarda, sosyalleşme şeklimiz şimdiki gibi değildi [00:27]:

  • MSN Durumları: Kimse hikaye (story) atmıyordu; bunun yerine Giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir” gibi arabesk sözleri [00:31] veya Winamp’tan dinlediğimiz şarkı adını durumumuza yazıyorduk [00:48].
  • MSN ve MIRC (Mırç): MSN, basit ve temiz arayüzü sayesinde en popüler mesajlaşma platformuydu [00:58]. İnsanlarla görüntülü konuşabiliyor, titreşim gönderip kendini söldürtebiliyor ve hatta beraber oyun oynayabiliyorduk [01:07].
  • Anonimlik ve Gerçeklik: O zamanlar çevrim dışı olmak birine trip atmak demekti [01:19]. Çoğu insan fake avatarlar kullanırdı; yazı yazarak muhabbet etmek yeniydi ve her konuşma garip ama heyecanlıydı. Sanal âlem, başka bir evren demekti [01:23].

Forum Kültürü: İnternetin Yeraltı Sığınakları [01:37]

Anonim kalmak ve büyük kitlelere hitap etmek isteyenler için forum siteleri devreye giriyordu. Forumlar, internetin en özgür haliydi ve her sorunun cevabını, her derdin devasını bulabileceğiniz yeraltı sığınakları gibiydi [01:57]. Felsefe, bilgisayar sorunları, hatta bir şarkının adını bulmak için bile forumlarda yardım edecek insanlar vardı, çünkü Shazam yoktu [02:15].

II. Müzik ve Korsanlık: Limewire ve Virüsler

Şarkı indirmek ve müzik dinlemek de şimdiki gibi kolay değildi:

  • CD Yazdırma: Arkadaşının doğum gününde veya bir eğlencede, CD’ci Ekrem abiden “kopmalık şarkı lazım” diyerek CD’lere şarkı yazdırılırdı (Örn: Elidor reklamındaki şarkı, In da Club) [02:22].
  • Winamp ve Skin’ler: MP3’lerini kendin indirenler için Spotify yerine Winamp vardı ve efsanevi skin’leri unutmak imkansızdı [03:04].
  • Limewire: Felaket Kaynağı: Şarkı indirmek için Limewire kullanılırdı [03:10]. Şarkının adını yazıp indir butonuna basılırdı, ancak doğru şarkıyı indirme ihtimali %20 civarındaydı (Örn: Çakkıdı yerine Karadeniz Türküleri Mix gelmesi) [03:20]. En kötüsü ise, virüs olma ihtimalinin kaçınılmaz olmasıydı. Limewire yüzünden ülkedeki bilgisayarların büyük bir kısmı virüs yuvasıydı [03:37].

Hacker’lık ve Dolandırıcılık [03:45]

O dönemde herkes kendini “hacker” veya “korsan” sanıyordu:

  • MSN Hackleme: İnanılmaz kolaydı. Birinin MSN adresini yazıp “şifremi unuttum”a tıkladıktan sonra güvenlik sorusunu (Örn: En sevdiğin araba ne? Cevap: Ferrari) tahmin ederek hesaba girmek mümkündü. Herkes masumdu ve hack kavramını tam bilmiyordu [04:08].
  • Kogger Kurmak: İnternet kafelere Kogger kurup milletin Knight Online, Metin 2 çar’larını soyarak geçimini sağlayanlar bile vardı [04:28].
  • Bıçak Zoruyla Çar Soyulması: İnternet kafede Night Online oynarken, kendisinden yaşça büyük iki kişi tarafından bıçak çekilerek hesaptaki tüm item’lerin kendi çar’larına L tuşuyla (item gönderme) transfer edilmesi gibi travmatik anılar yaşanabiliyordu [05:25].

III. Oyun ve Nostalji

İnternet kafe kültürü, o tozlu fan ve yanık çorap kokan ortamıyla büyük bir parçamızdı [06:24]. Orası, GTA’da şifre yazan veletler, Half-life’ta alarm çaldıranlar, Age of Empires’ta ciddi savaş yapan abiler ve kızlarla yazıştığını sanan dayıların olduğu acayip bir ekosistemdi [06:33].

Flash Oyunlar ve Çoko Krem [06:56]

Karnı ağrıyor diye okula gitmediğimiz (kandırdığımızı sandığımız) o günlerde, annemizin hazırladığı çay ve çokokremli ekmekle bilgisayar başına geçilirdi [07:04]. O 4 dakikada açılan bilgisayarın sabırla beklendiği anlarda, adres kraloyun.com‘du [07:18].

  • Efsaneler: Age of War, Swords and Sandals (favori) ve misafir çocuğuyla oynanan klasik Ateş ve Su gibi yüzlerce oyunun arasında kaybolunurdu [07:34].

Efsaneleşmiş Büyük Oyunlar [08:00]

Döneme damga vurmuş oyunlar:

  • Need for Speed: Most Wanted: Sarı Breaking Bad filtresi, efsaneleşmiş BMW M3’ü ve kötü oyunculuğa rağmen bir sokak yarışçısı gibi hissettirmesiyle nostaljik bir sıcaklık barındırırdı [08:05]. Müzikleriyle (Örn: The Cadence) unutulmazdı [08:31].
  • Crysis: Gücün Simgesi [08:55]: “Kardeşim Crysis’i kaldırıyor mu?” sorusu, bir bilgisayarın ne kadar güçlü olduğunun ölçütüydü [09:04]. 2007’de çıkmasına rağmen hayvani grafikleri, özgürlük ve strateji sunmasıyla unutulmaz bir deneyimdi [09:21].
  • GTA: San Andreas: Özgürlüğün Zirvesi [09:48]: GTA serisinin hala en iyi oyunu olarak görülür. İnanılmaz ötesi seslendirmesi (CJ’i Young Maylay, Officer Tempen’i Samuel L. Jackson seslendirdi) [10:11], efsanevi hikayesi ve Hip Hop kültürünü yaşatması apayrı bir histi [09:55]. Online’ı çıktığı zamanlarda altan NW açıp millete “drive by” atmanın eğlencesi paha biçilemezdi [10:31].

Sonuç: Bir Zaman Yolcusu Olmak [10:43]

İnternetin altın çağı sadece bunlarla sınırlı değildi; o dönemin her anı özeldi. Geriye dönüp baktığımızda, bu eski oyunlar ve platformlar bize sadece eğlenceden fazlasını sundu: birbirimize bağlanmayı, topluluklar oluşturmayı ve birer zaman yolcusuna dönüşmemizi sağladılar [10:55]. O yılların tadı, şimdiki aşırı hızlı dijital dünyada kaybolmuş olsa da, hala arada bir o zamanları yâd etmek insanın ruhuna iyi geliyor [11:06].
Üzülmek yerine, “İyi ki yaşamışım o anları” diyerek mutlu olun [11:22].
Kendine bakıyosun, Barış dışarı…

Video Linki: İnternetin Altın Çağı

Yorum yazın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

Benzer Konular