Harika Oyun Witcher 3: Ama Neden Sıkıldım?

Giriş: Bir Başyapıtla Uyuşamamak [00:00]

The Witcher 3 birçokları için bir başyapıt olsa da, yazar bu oyuna üç kez şans vermesine ve toplam 35 saat oynamasına rağmen bir türlü içine çekilemediğini belirtiyor [00:28]. Bu durum, The Witcher 3‘ün kötü bir oyun olmasından ziyade, oyuncunun beklentileri, karakterle kurduğu bağ ve oyunun sunduğu özgürlük kısıtlamaları gibi kişisel deneyim faktörlerinden kaynaklanmaktadır. Video, insanların bayıldığı bazı oyunların bizi neden sarmayabildiği sorusuna odaklanıyor [00:49].

I. Beklentilerin Sabotajı: Balonla Savaşmak

Herkesin öve bitiremediği bir oyunu oynamadan önce ister istemez bir beklenti oluşur. Özellikle The Witcher 3 söz konusu olduğunda, topluca körüklenen başyapıt beklentileri bir oyunu değil, oyunu deneyimleme biçimini sabote edebiliyor [02:15]. Yazar, bu nedenle oyunla değil, kafasındaki balonla savaştığını hissettiğini aktarıyor.

Bu durum, daha önce aynı sorunu yaşadığı Elden Ring ile kontrast oluşturuyor: Elden Ring‘e ilk başta sıkılıp bırakan yazar, doğru zamanda tekrar denediğinde oyunu en sevdiği yapımlar arasına almıştır [02:46]. Ancak bu zorlama, The Witcher evreni için işe yaramamıştır [02:59].

II. Oynanış ve Mekanik Eleştirileri

Oyun görsel olarak güzel görünse de, bazı temel oynanış unsurları yazar için hayal kırıklığı yaratmıştır:

  • Hantal Karakter Hareketi: Ana karakter Geralt, çok hantal ve robot gibi hareket ediyor. Koşma animasyonu da eleştiri konusu [01:34].
  • Tekrarlayan Savaş Sistemi: Oyunun dövüş (combat) sistemi, zaten birçok oyunda görülen, özel bir yanı olmayan bir sistem olarak değerlendiriliyor; Geralt’ın sadece fazla dönmesi eleştiriliyor [01:44].
  • Eğlencesiz Üretim (Craft) Sistemi: Yazar, dümenden bir animasyon bile içermeyen, menüde iki itemin birleştiği crafting sistemini sevmiyor. Bu durumun, beynindeki dopamin nöronlarını gıdıklamadığını belirtiyor [01:51].

III. Karakter Sorunu: Geralt ile Bağ Kuramamak

Yazarın The Witcher 3‘ü sevememesinin asıl sebebi, ana karakter Geralt’ın kendisiyle bağ kuramamasıdır [03:22].

  • Duygusuz ve Soğuk Karakter: Geralt, duygusuz, soğuk, her şeyi ciddiye alan, şakadan anlamayan “kas katı” bir karakter olarak tanımlanıyor [03:43]. Koşma animasyonu bile “odunluk” ve “götünde oklava varmış gibi” olarak eleştiriliyor [03:57].
  • “Hım” Konuşmaları: Geralt’ın sürekli homurdanarak ve “Hım” diyerek konuşması, yazar için sinir bozucu bir detaydır [04:04].
  • Bağ Kurmanın Önemi: Ana karakteri değiştiremediğimiz bir oyunda, oynayan kişinin karakteri benimsemesi çok kritik bir rol oynar [04:30]. Yazar, Geralt’ı karizmatik değil, iki kelam edemeyeceği bir “hödüğün teki” olarak gördüğünü belirtiyor [04:43]. Oynanan karakterle bağ kurulamadığında, oyunun da sizi kendi dünyasına çekmesi mümkün olmuyor [05:01].

IV. Action RPG vs. Klasik RPG Özgürlüğü

Yazar, oyuna başlarken yaptığı hatayı, The Witcher 3‘ü klasik bir RPG oyunu sanması olarak niteliyor [05:07].

  • Rol Yapma Kısıtlılığı: The Witcher 3, Skyrim, Fallout veya Baldur’s Gate gibi karakteri en ince detayına kadar kendinizin yarattığı ve oynama stilinizi seçtiğiniz klasik RPG’lerden farklı olarak bir Action RPG‘dir [05:11].
  • Özgürlük Eksikliği: Oyunda rol yapma namına çok az şey sunuluyor (saç/sakal değiştirmek ve görev tercihleri gibi). Oyuncu, kendi karakterini yaratıp rol yapmak yerine, halihazırda var olan Geralt’ın rolünü üstleniyor; yani sen olarak değil, Geralt olarak oynuyorsun [05:26].

Sonuç: Sevmediğini Açıkça Söylemek [05:56]

The Witcher 3‘ün yazarın kişisel deneyimine uymaması, tabii ki kötü bir oyun olduğu anlamına gelmiyor; aksine bir başyapıt olarak görülmelidir [06:02].

Yazar, bu durumun sadece The Witcher 3‘e özgü olmadığını, bir ürünün her şeyiyle yerli yerinde görünse bile bizim için çalışmayabileceğini vurguluyor. Tıpkı kendisinde The Witcher‘ın çalışmadığı gibi, bir başkasında da Elden Ring‘in çalışmamış olabileceğini belirtiyor [06:34].

En önemli mesaj ise: Gerçekten bir şeyi sevmediysen, hiç kimseden çekinmeyip açık açık söylemelisin. Günümüzde bazı oyunları eleştirmenin adeta bir tabu haline geldiği eleştirisini yaparak, tüm eserlerin eğlenmemiz için yapılan ve bize hizmet eden ürünler olduğunu hatırlatıyor [06:54].

Kendine bakıyosun, Barış dışarı…

Video Linki: Harika Oyun. Ama Neden Sıkılıyorum? | Witcher 3 Eleştirisi

Yorum yazın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

Benzer Konular